22 Haziran 2015 Pazartesi

Giysi tarihinde farklı uygarlıklarda ve zamanlarda kullanılan giysiler

01:57

Giysi tarihinde farklı uygarlıklarda ve zamanlarda kullanılan giysilerin değiĢimi, uygarlıkların geliĢim süreci tarafından belirlenmektedir. Giysiler genellikle kiĢisel beğenileri ve kültürel değerleri yansıtırlarken bazı uygarlıklar giysilerindeki kültürel dönüĢümlerde kimi zaman istikrarlı olmuĢ, kimi zaman da baskın olan kültürlerin etkisi altında kalmıĢlardır. Bu kültürel belirlemede Rönesans dönemiyle ortaya çıkmaya baĢlayan aydınlanma projesinin etkisi büyüktür. Aydınlanma projesi, insanın doğal dünyayı anlaması ve ölçmesi ile iliĢkili olan bir bilgi kuramına dayandırılmıĢtır. Bilme ve sınıflandırma anlayıĢının kurumsallaĢtığı aydınlanma düĢüncesinde birbirine benzer olanlar ölçülebilir; birbirine benzemeyenler de öteki olarak ele alınarak farklılıkları ile sınıflandırılır. Bu süreçte Avrupa kültürü doğal nesneleri, kendi kültürel ve sanatsal varlıklarını, daha sonra yayıldıkları, seyahat ettikleri diğer kültürlerden topladığı nesneleri biriktirip kataloglamaya baĢlamıĢtır. Aydınlanma düĢüncesini besleyen Rönesans felsefesi, batıda her açıdan yeniden doğuĢ sürecini ifade ederken bireyselliğin önemi üzerinde durarak batılı bireyi de ĢekillendirmiĢtir. Rönesans dönemi, Avrupa‟da ticari, kültürel ve sanatsal yaĢamı da dönüĢtürürken Akdeniz ticaretiyle doğudan ve özellikle de Ġslam ülkelerinden gelen lüks mallar, Avrupa sanatı üzerinde ilham verici ve ĢaĢkınlık uyandırıcı bir etki meydana getirmiĢtir. Bu sırada Avrupa‟nın gözünde doğu her zaman mistik, gizemli, keĢfedilmeyi bekleyen olmuĢtur. Doğu giysileri de, kıyafetnamelerde ve seyahatnamelerde sürekli gezginlerin gözüyle resimlenmiĢ, betimlenen birçok giysi nesnesi de maddi kültür tarihi ve batılı giysi tarihi yazımı içinde zamansız, büyülü, egzotik, yapay ve ruhani nesnelere dönüĢmüĢtür. Özellikle batılı giysi tarihi yazımı içinde doğuya ait olan tekstiller ve giysiler bu tip nesneler olarak ele alınır. Ünlü giysi tarihçisi François Boucher ‟ye göre giysilerdeki kararsızlık ve dönüĢüm, savaĢlar ve fetihler sonrasında daha da belirginleĢir. Giysi tarihi yazımında, güçlü olanın giysilerinin baskınlığı sürekli vurgulanır. Kültürel etkilerin çok eskilere gittiği düĢünülürse batılı giysi tarihi yazımı da bu söylemden etkilenmiĢtir. Nesnenin dönüĢüm sürecinde de çoğunlukla iĢaret edilen kültürel anlamlara referans verilmez, bunun yerine nesne yeni anlamlar kazanarak giysi tarihi içinde yerini alır. Dolayısıyla çoğu zaman iktidarın çeĢitli vesilelerle meĢruiyetini dayandırma gereği duyduğu bir konu olarak yer alan tarih yazımı1 giysi tarihi yazımında da geçerlidir.

Türkler üzerine yaratılan kurgular sayesinde her gece tiyatroları dolduran seyirciler, sahnede Türk giyim kuĢamını, Türklerin davranıĢlarını, yaĢayıĢlarını, saray yaĢamını ve entrikalarını canlı biçimde görebilmiĢlerdir. 2 Özellikle 16. yüzyılda Avrupa‟da Türk giysilerine ve nesnelerine yönelik bir ilgi baĢlamıĢ; bu ilgi Turquerie olarak isimlendirilmiĢtir. 16. yüzyıldan itibaren Batılı diplomat ve seyyahların betimlemelerinde Avrupalı birey kendini Osmanlı giysileri ile belirli kliĢelerin yer aldığı mekânlarda betimlemeye baĢlamıĢtır. Bu tip betimlemeler sadece diplomatlar, seyyahlar ve ressamlar (Jean-Baptiste Van Mour, Horace Vernet, Antoine Ignace Melling, William Barlett ve Thomas Allom) tarafından batıya bir tür belgeleme ve bilgi toplama amacıyla üretilmiĢ örnekler değil, Avrupa‟da yaĢayan belli bir kesimin kendi imkânlarıyla ürettiği tiyatrovari betimleme biçimleri de olmuĢlardır (Bkz. Resim 1). 3 Resim 14 : Fransa‟nın en önemli üç kadın sanatçısı Hürrem Sultan rolünde Özellikle Avrupa moda tarihinde doğu giysi elemanlarının ve doğuya ait egzotik lüks dokumaların kullanılmasının fetihlerle beraber yaygın bir Ģekilde arttığı bilinir. Giysiler ve dokumalar da kültürlerarası güç odaklarının ortaya çıkmasıyla bir tür lüks emtia alanı olarak görülmeye baĢlanır. Ortaçağ ve Rönesans boyunca uluslararası ticarette sürekli alınıp satılan bir mal olarak bu dokumaların gördüğü talep o kadar evrensel bir hale gelmiĢtir ki, dokumalar ve giyim eĢyaları bir nevi para yerine geçmiĢ ve sanatsal aktarımın da önemli bir parçası haline gelmiĢtir. 5